Hepimizin malumu; çok değil sadece 4 ay önce seçilen Federasyon Başkanı ve Yönetim Kurulu istifasını açıkladı. Haleflerinden ellerine düşecek olan problemler yumağını sanırım seçim çalışmaları yaparken tam olarak öngöremeyip, bu sorunlarla çok kısa sürede yüzleşmek zorunda kaldılar.

Gazete ve sosyal medyadan takip ettiğimiz krizi yönetemeyen ekip -ki bu olay sorunlar yumağının patlama noktası oldu- hükumet baskısı ve kapı arkalarında yürütülen bazı kulisler yüzünden hiç alışkın olmadığımız şekilde onurlu bir tavır sergileyerek istifa etti.

İyi niyetli olduğunu ve özellikle alt yapıda ileriye daha fazla çocuk taşıyabilmek için yoğun çalışmalar yaptıklarını duyduğum ekibe; kısa süren çabaları için teşekkür ederiz.

Şunları da söylemeden geçemeyeceğim ki; arkalarında kendilerinden önce gelenlerin bıraktıklarının dışında bir de; başvuru süresi kaçırılan ve son anda apar topar kayıt yapılan Multination yarışları ile (yaş grubumuz nedeni ile çocukların bu yarışa nasıl hazırlandıklarını ve neler hissettiklerini çok iyi biliyorum), milli sporcularının %80’e yakını İstanbul’da çalışan Federasyon merkezini yüksek masraflarla Ankara’ya taşımak gibi tartışmalı bir kiralama kararı bıraktılar. Bu karar masraflar bir yana, milli takım sporcularının bürokratik işlemlerini yürütülemez hale sokmuş bulunmakta. İstifa sonrasında; kısa dönemde atılan her iyi adım da derin dondurucuya atılmış gibi. Bu yıl kimse hangi yarışın ne zaman nerede olacağını bilemiyor. Tüm planlamalar yeni seçilecek olanların kararını bekliyor. Çok büyük zaman kaybı.

Şimdi ne olacak?

Resmi ve gayrı resmi kanallardan seçimlere girmeye hazırlandıklarını duyduğum üç aday var. Biri hükumet tarafından desteklenen ve Facebook sayfasında daha önce resmi adaylığı açıklanan beyefendi. Diğer iki kişi ise şahsen tanıdığım ve bu sporun aktif olarak yıllardır içinde olan ve ilk adaydan profil olarak çok daha yetkin olduklarına inandığım kişiler. İki adaya da güvenim ve inancım tam, lakin süreç devam ediyor muhakkak başka adaylar da olacaktır.

Tanıdığım her iki aday da seçimlerde oy kullanacak delegelere kendilerini ve hedeflerini anlatmaya başladılar. Amaç daha fazla delegeye ulaşıp imza toplamak ve seçimlerde öne geçmek. İmza sürecinde üç aşağı beş yukarı kimin seçilebileceği ortaya çıkacak.

Demokrasiye sonuna kadar inanıyorum, ama Yüzme Sporunun daha fazla tartışmaya, didişmeye, koltuk sevdasına ve bencilliğe tahammülü kalmadığına da görüyorum. Sanırım en iyi çözüm; daha az delege imzası toplayan adayın bu süreçte adaylıktan vazgeçip, diğer yetkin kişiyi bu sporun iyiliği için desteklemesi olacak.

Tüm sporcularımız ve aileleri olarak bizlerin en büyük hayali olan 2020 Olimpiyatlarından herhangi bir beklentiye giremiyorum, çünkü o zamanı artık kaybettik. Gereken adımlar bundan çok daha önce atılabilmeliydi. Kırmızı çizgi geçildi. Velilerin, sporcuların ve antrenörlerin boşa harcanan emekleri ve yılları var ortada. İnşallah zaman beni yanıltır ve Federasyonun başına yeni gelecek olan ekip çok sıkı bir çalışmayla Tokyo da sonrasında bizlere umut aşılayabilecek başarılara imza atar.

Benim düşünceme göre yeni başkan ve ekibi kesinlikle;

  • Genç, dinamik ve bu sporun içinden gelen, aktif olarak yüzmüş-yüzdürmüş-yöneticilik yapmış biri olmalı.
  • Her aday şapkasını önüne koymalı ve kafasında seçilebileceğine dair soru işareti oluştuğu anda seçimden çekilip bu sporun içinden gelen, sorunları konuşarak el birliği ile halledebileceğine inandığı diğer adayı desteklemeli.
  • İşbirliği sadece seçim sürecinde değil sonrasında da devam etmeli.
  • Ben bilirimcilik yapmadan herkese kulak verilmeli. İstanbul sporcusu ile Anadolu sporcusunun sorunları çok farklı olabilir, keza milli sporcu ile minikler kategorisinde yarışan yüzücü de bambaşka ihtiyaçları olan sporcular. Hepsine kucak açacak bir ekip gerek bize. Yoksa bir kaç sene sonra havuzda yüzecek performans sporcusu bulamayacağız. Bu yıl yapılan Açık Yaş Türkiye Şampiyonası bunun en güzel örneği oldu.
  • Koltuklarına gömülüp kapılarını kapatan bir yönetim asla olmamalı!
  • Yüzmenin sadece havuz içinde yapılan bir spor olmadığını, her türlü beslenme-fizyoterapi-mental desteğin de sağlanması gerektiğinin bilincinde olmalılar.
  • Türk Yüzmesini basamakları hızla çıkacak ve yükseltecek şekilde, ileriye dönük sağlam bir planlama yapabilmeli ve bu planı önlerine çıkabilecek her türlü sorunu öngörüp her şeye rağmen uygulayabilmeliler.
  • Belki de en önemlisi Türk Yüzmesini Türk Gençliğine inanarak yükseltmek istemeliler!

Ortada geçen yıllarda arttırılmış ve daha da arttırılması düşünülen yaklaşık 20,000,000.-TL lik Federasyon bütçesi var. Temennim bu bütçenin son kuruşuna kadar  Türk Yüzücülerine ve onları yetiştiren ekiplere yağmur gibi madalyalar alacakları yarışlara harcanmasıdır.

Düzeltme 02/03/2017 : Konuya bahis olan ve Federasyon sayfasında adaylığı açıklanan kişi  resmi olarak hükumet destekli olmayıp, durum sadece şahsi fikrime dayanmaktadır.

Yüzücü Annesi©

Berna Çetin Kavili

Reklamlar