Bana attığınız mesaj ve e-postalardan anladığım kadarı ile yüzücülerimizin en büyük ve temel sorunlarından birisi motivasyon ve mental destek.

Çocuklarımızı spora başlatmak ve devam ettirmek, yarış stresi ile baş etmeyi öğretmek, haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde pes etmemelerini sağlamak, karşılaştıkları zorluklarla mücadele etmelerini sağlamak yaptığımız bir çok görevin yanısıra bizlerin omuzlarına yüklü. Gönül isterdi ki ütopyada yaşayalım ve herkes kendi işini yaparak mutlu mesut yaşayalım, ama gerçekliğimiz maalesef bu değil. Hepimiz uzmanı olmadığımız işlerin sorumluluğu altına giriyoruz.

İşte burada yardımınıza Yüzücü Annesi koşuyor… Madem bilemiyoruz uzmanına soralım!

Motivasyon ve Spor Psikolojisi konusunda Türkiye’nin en uzman insanı olan Sn.Prof.Dr.Turgay Biçer bizleri kırmayarak bir yazı dizisi hazırlamak için yardımcı oldu. Dizini son yazısı olarak ise hepinize bir sürprizim olacak. Bana göndereceğiniz sorulardan derleyeceğim bir röportaj ile Turgay Biçer sayfamıza konuk olacak. Okumaya başlarken kalem kağıtlarınızı hazırlayıp aklınıza takılanları bernakavili@gmail.com adresinden bana göndermeyi unutmayın…

SPORCU ANNE BABASI OLMAK

Anne babalık, bir yetişkin insanın başına gelebilecek en değerli, anlamlı ve bir o kadar da kutsal bir olgu olmakla birlikte bir sürü şeyin yeni baştan öğrenileceği zor bir süreç olarak insanlık tarihinde yerini almaktadır.

Hele sporcu anne babası olmak bu süreçleri daha da anlamlı kılmakta ve anne babalar çocukları ile birlikte yeni bir öğrenme döngüsüne ve çabasına girmektedir. Bu döngünün doğru, anlamlı ve istenilen ölçüde atlatılması ve doğru yaşanması için anne babalara veya ailelerin diğer bireylerine düşen bazı görev, sorumluluk ve bazı yaptırımlar da olacaktır.

Burada özet olarak, çocuklarını yüzme ile tanıştırmak ve veya çocuklarının yüzme sporunda daha ilerilere giderek “yüzücü” sıfatını almalarını isteyen anne baba ve ailenin diğer bireylerine yol göstermek için hazırlanmış bilgiler bulunmaktadır.

Bilgiler işlenmez, içselleştirilmez ve hayata geçirilmezse bir anlamı olmayacağından burada verilen bilgilerin özümsenmesi hem anne babaların hem de sporcu ve onlara emek veren diğer profesyoneller olan antrenör ve yöneticilerin de işlerini daha da kolaylaştıracaktır.

Burada verilen bilgiler sporcuların geleceğine olduğu kadar anne babaların da gelişmelerine ışık tutmayı ve sporculuğun bir “yaşam biçimi “ olmasına katkı sağlamayı amaçlayan ama iddiadan uzak bir çalışmayı içermektedir.

Antrenman bilimi, spor psikolojisi, iletişim, sosyal psikoloji ve beslenme konularının özetlerini içeren bu çalışmanın, yüzme sporu ile hangi boyutta olursa olsun ilgilenen anne babalara ve sporculara katkı sağlayacağını umut ediyoruz.

Çocuklar Niçin Spor Yapmalıdır?

Çocukların bir spor uygulamasına katılmak için birçok nedenleri olduğu ve bu nedenlerin günden güne değişiklik gösterdiği bilimsel araştırmalarla ispatlanmıştır. Bu bağlamda çocukların spor yapma nedenleri duruma, ortama, ihtiyaçlara, psikolojik ve fizyolojik durumlara göre farklılık göstermektedir.

Genelde çocuklar, eğlenmek, becerilerini arttırmak, bir gruba ait olmak, başarılı olmak, fark edilmek ve sağlıklı olmak için spor yapmaktadırlar. Araştırmalar çocukların kazanan bir takımın üyesi olmak ve kenarda oturmak yerine, kaybeden bir takımda oynamayı yeğlediklerini göstermektedir. Diğer bir deyişle; oynamazlarsa, oyuna bir şekilde katılmazlarsa spora ilgilerini çok çabuk yitirebilmektedirler.

Spor, çocuklara yeni beceriler kazanma ya da yeni işler başarma fırsatı sağlamaktadır. Çocuklar spor ortamında çok hızlı bir şekilde beceri öğrenebilmektedirler. Çocuklar kendi çabaları ile elde ettikleri verimi ve başarıyı gördükçe o spor dalından hoşlanma dereceleri de artmaktadır. Doğru bir yönlendirme ile spor çocuklara şu fırsatları sağlar:

  • Etkin ve yoğun biçimde yeni ve güçlü yaşam becerileri kazanırlar.
  • Çocukların kendilerini daha olumlu algılamalarına katkı sağlar.
  • Çocuk bir ekibin/ takımın parçası olarak onlarla bütünleşmeyi ve işbirliğini öğrenir.
  • Diğer çocuklarla ve yetişkinlerle daha uyumlu ve saygıya dayanan yaşam becerileri öğrenirler.
  • Rakiplerine ve kendisinde emekleri olan diğer bireylere saygı göstermeyi öğrenirler.
  • Kuralları ve toplumsal rolleri daha kolay benimserler.
  • Özgüven ve özsaygılarını geliştirerek yaşamdan daha fazla doyum sağlayan bir birey olarak yaşamayı öğrenirler.
  • Oyun oynayarak yaşam enerjisini daha olumlu kanallara aktararak daha üretken bir birey olmaya çalışırlar.
  • Toplumsallaşmayı ve kendini gerçekleştirmeyi spor yoluyla öğrenirler.

 

Çocukların Oyuna / Spora Bakışı

Genellikle çocuklar spora belli bir boyuttan bakmaya eğilimlidirler. Oyunun sonunda birçok çocuk kazanıp kazanmadıklarının farkında olmamaktadır. Aile ve antrenörler bir yarışmanın sonucu üzerinde düşünürken, çocuklar hızlı bir şekilde başka olaylara odaklanabilmektedirler. 2012 yılında USA Today / NBC nin yaptığı bir anket çalışmasına göre yaşları 10 ile 17 arasında değişen her dört çocuktan üçü, oyun boyunca sayı yapılıp yapılmadığına aldırmadıklarını söylememişlerdir. Kazanmaya her şeyden daha çok değer veren ve sadece kazanmanın abartılmasının çocuk sporlarında birçok sorunun kaynağını oluşturduğu görülmektedir.

yuzucucocuklar
Yüzücü Çocuklar

Kazanma veya kaybetmeme arasına sıkışıp kalmak, çocukların ve gençlerin yaratıcılığını engellemekte, sporu bir eğlenme değil, bir rekabet ve hatta düşmanlık aracına dönüştürme olayı kendini göstermeye başlamaktadır. Dolayısıyla hırslı ama yarışmaktan korkan, zevk alma unsuru yok eden, haris, rakibi bir paydaş, ortak değil, bir düşman olarak gören, sadece sonuca odaklı bireyler olmalarını hızlandırmaktadır.

Bu nedenlerden dolayı çocuk ve genç sporcular sonuçtan çok sürece yani oynamaya ve zevk almaya; yapabileceklerinin ve olabileceklerinin en iyisi olmaya odaklandırılmalıdır.

Çocuklar Neden Spora Katılır?

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki çocuklar:

  1. Eğlenmek,
  2. Sağlıklı olmak,
  3. Arkadaşlarıyla birlikte olmak,
  4. Yarışmak,
  5. Gelişmek,
  6. Yeni insanlar tanımak için spora başladıklarını söylemektedirler. Burada da görüldüğü gibi yaptığı spordan zevk almak çocuk ve gençler için önemli bir amaçtır.

Sporun birçok amacı vardır kuşkusuz ama çocuğun spor yapan bireyden “sporcu” bir kimliğe geçmesi zaman alan bir süreçtir; bu süreci sporcu gencin dolu dolu ve sindire sindire yaşaması gerekir. “Acele etmemek” ve sporcu gence “baskı yapmamak” sporcu bir kuşağın geleceği için önemli bir davranıştır ve anne babanın yanı sıra antrenör ve çevrenin de bu konuda bilinçli davranması gerekir.

Çocuklar Spordan Neden Soğurlar veya Sporu Neden Bırakırlar?

Çocukların spordan kopmalarının nedenleri olarak şunları söylemektedir:

  1. Çok zaman alması; oyun ve özel hayata zaman kalmaması,
  2. Antrenörlerin olumsuz tutumu ve davranışları,
  3. Başka şeylerin daha eğlendirici ve cazip olması,
  4. Çalışmaların sıkıcılığı ve tekdüzeliği,
  5. Sıkılmalar,
  6. Ailelerin kazanma baskısı olarak belirlenmiştir. Hele bizim ülkemizde buna okul ve yüzmenin baskısı girdiğinde sporcu genç yüzmeden soğumakta ve yüzmeden uzaklaşmaktadır.

Özellikle yaklaşık 15-17 yaşa kadar deli gibi yüzme sevdalısı olan gençler bir süre sonra yukarıda saydığımız neden veya nedenlerden dolayı yüzmeye ara vermekte veya kopmaktadır. Bu yaşlar önemli yaşlardır ve sporcunun sporculuğa devam etmesi ve sürekliliğin sağlanması için anne babaların çocuklarına gerekli özgürlük alanı tanıması, gerekli durumlarda uzman spor psikologlarından yardım alması, çocuklarına kendine ait zaman yaratılmasına özen göstermeleri gerekmektedir.

Bu zamanda çocuğa tehdit, duygusal şantaj, baskı yaratmak her zaman ters tepmiştir. Bu durumlarda yapılacak şey işi baştan doğru yönetmeye çalışmak, zamanın ve hayatın doğru düzenlenmesini sağlamaktan geçer. Eğer böyle bir sorunla karşı karşıya gelinmişse mutlaka önce çocuğu anlayın ve normal karşılayın. Bunun herkese olabileceğini söyleyin ve daha sonra mutlaka bir uzmandan randevu alarak çocuğunuzun kararlarını gözden geçirmesine yardım edin.

Çocuklar kararları ne olursa olsun anne babalarını her zaman destekçileri olarak görmek isterler. Sizler de çocuğunuza bu duyguyu verirseniz bu sorunları sporcu genç kolay aşacak ve çoğunlukla da yüzmeye geri dönecektir. Yeter ki baskı yapmayın, zorlamayın, tehdit etmeyin ve asla utandırmayın.

Spor Yapmak ve Sporcu Olmak Ne Demektir?

Spor Bilimciler sporcu olmaya giden yolda bir takım modeller geliştirmişlerdir. Spora erken başlamanın önemi ve çocuğun anne babadan getirdiği genetik mirasın ve yeteneklerin dışında uygun çevre koşullarının öneminin altını çizerler. Bunun dışında erken özelleşen ve geç özelleşen diye bir durum vardır sporda.

jimnastik1Bazı sporlar örneğin jimnastik,  buz pateni erken yaşlarda zirveye çıkılan sporlardır; antrenman sistemi ona göre planlanır. Bir de geç olgunlaşan ve özelleşen sporlar vardır ki, yüzme buna örnektir; acele etmeden ve belirli yaşlarda sporcunun belirli özelliklerinin geliştirilmesine ağırlık verilir. Bundan dolayı sporcunun elit düzeye gelmesi ideal koşullarda yaklaşık on yıl süren bir olaydır.

Sporcuları erken yaşta fazla çalıştırmanın anlamı yoktur; gereksiz ve sakıncalıdır. Dolayısıyla madalya uğruna erken yaşlarda baskı altına alınan, hayatı sadece yüzme olan ve sürekli başkalarıyla kıyaslanan genç sporcular ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar başarılı olmaktan uzak olacaklardır.

Genç yaşta madalyalar toplayan ama olgunlaşma zamanı emeklilik zamanı gelen yüzlerce sporcu vardır ülkemizde. Dolayısıyla bazı sporcuların burs kazanmak veya amaç olarak devam ettirmek gibi hedefleri vardır ve fazla asılmazlar. Yüzme onlar için eğitim sonrası yapılacak ikinci bir uğraştır. Bazıları için ise yaşam tarzıdır ve kendilerini “yüzücü” olarak görürler. İşte bunlar hayatı yüzme olan ve yaşamını yüzmeye göre tasarlayan sporculardır. Bu sporculara her boyutta destek vermek, yetişmelerine her açıdan destek vermek, uluslararası bir isim olabilmelerine destek sağlamak gerekir.

Devam edecek…

Berna Çetin Kavili

Yüzücü Annesi©

Reklamlar