Default_New

Tatile (pardon kampa) girerken, sizlere dönüşte bazı sürprizlerim olacağını söylemiştim. Bunlardan birisini açıklamanın zamanı geldi sanırım:

Artık sayfamızda antrenörlerimizin özel bir köşesi olacak!

Amacım rutin aralıklarla sizleri farklı antrenörlerin fikirleri ile bu sayfa ortamında buluşturabilmek. Umarım hepimizin faydasına başarılı olurum.

Bölümün ilk yazısı kulübümüz antrenörlerinden Sayın Yasin Atıl‘ın kendi web sayfasında da yayınladığı “YÜZME ANTRENÖRÜNÜN YAPMASININ GEREKMEDİĞİ 5 MADDE” yazısı oldu. İçerik Wayne Goldsmith tarafından yazılmakla birlikte, Volkan Özbilen hocamız tarafından tercüme edilmiş ve Yasin Atıl Hocamız tarafından sayfasında yayınlanmıştır. Bu bilgiler ışığında antrenörlerin ortak bildirgesi de diyebiliriz galiba buna.

Yazarın kendisi farklı bir ülkeden olmakla beraber, Yasin Hocamızın sözleri ile kendi ülkemizin biricik sistemine içeriği şu şekilde adapte edebiliriz.

Yasin Atil

“Yazıda daha çok performans yaşlarında bahsedilmekle beraber aslında tüm sporcuların anlayabilecekleri yaşlar kastediliyor diyebiliriz. Ağaç yaşken eğilir sonuçta. Kademe kademe gitmek lazım, hepsi vakti geldiğinde sporcuya öğretilmeli. Basitten karmaşığa doğru. Motive etme kısmını da şöyle ele alabiliriz; anlatılan yurtdışındaki idealize resim. Fark yaratan ise “yapmak isteyen çocukla” çalışmak. İlk iş olarak sporcunun “istemesi” gerekir! Biz antrenör olarak sadece yol göstereniz ve bazen gerçekten bunları yapmak istemeyen sporcularla çalışmak ve yaptırmak durumunda kalabiliriz. Oysa isteyen her zaman önde olur ve fark yaratır.”

YÜZME ANTRENÖRÜNÜN YAPMASININ GEREKMEDİĞİ 5 MADDE!!

Sevgili Dostum, daha öncede Amerika’daki antrenörlük gözlemlerini bizlerle sitemiz üzerinden paylaşan Volkan ÖZBİLEN hocamız bu hafta güzel bir çeviri ile bizlere destek oldu. Kendisine emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Yüzme antrenörü olmak büyük bir şirketin CEO’su olmak gibidir; strateji, planlama, takım oluşturma, insanlara liderlik yapma, telkin etmek, önemli başarılar kazanmaya çalışmak, örnek olmak, güvenliği gözden kaçırmamak, yayılımcı bir gelişim, son teknolojiyi anlamak, yenilikçi olmak, iletişim…vb. Bu beceriler yüzme antrenörlüğü kariyerinin vazgeçilmezi olduğu gibi bütün başarılı liderlerin ortak noktalarıdır.

Kelimenin tam anlamıyla yüzme antrenörleri her hafta yüzlerce şey yapmak zorundadır, yüzücülerle çalışmak,aileleriyle iletişim kurmak,antrenör arkadaşlarına liderlik yapmak,yüzme tekniklerini incelemek,en son çıkan yüzme makalelerini okumak ve araştırmak, antrenman planlarını hazırlamak,önündeki birçok yarışın stratejisini planlamak…. yüzme antrenörünüzün her gün yapması gereken birçok şey var ve bunlar antrenörünüzün kendi sorumlulukları.

Fakat yüzme antrenörünüzün aşağıdaki 5 maddeyi yapması GEREKMEZ!!!

1. SİZİ (SPORCUYU) MOTİVE ETMEK

Motivasyon daha çok konuşmak ile ilgili sanılır ancak anlaşılmayan ve gözden kaçan nokta şudur; motivasyon kendi içinizde yanan ve ateşlenmeye hazır bir şeydir. Bu ateş tamamen adanmışlık ile beslenir, bu da sizi parlatır ateşler ve mükemmele ulaşmak için harekete geçirir. Böylece isteyerek memnuniyetle sabah 05:00 da antrenmana gitmenizi sağlar. Motivasyon zor zamanlarınız da ve antrenmanlar da bir sonraki tekrarı nasıl yüzeceğinizi hayal bile edemezken sizi harekete geçirip sınırlarınızı aşmanızı sağlar.
Motivasyon kendi içinizdeki kıvılcımdır ve size ‘Daha hızlı olabilirim, Daha iyisini başarabilirim, Gelişmek daha ileri gitmek istiyorum, Yüzmeyi seviyorum’ demenizi sağlar. Antrenörünüzün işi SİZİ MOTİVE ETMEK DEĞİLDİR. Sizi yüzmeye ikna etmek,daha iyi dereceler için motive olmak,bir sonraki tekrar için kendini hazır hale getirmek bunlar sizin (sporcunun) işidir.
Antrenörünüz sizi motive eden şeyi anlamalı ve bunu açığa çıkararak antrenmanda ve yarışta motivasyonunuzu performansınıza yansıtacağınız fırsatlar oluşturmalı.

2. SİZE DEFALARCA AYNI ŞEYİ SÖYLEMEK

Hızınızı hayal ettiğinizden fazla arttırmanız mümkün mü ?
Daha fazla DİNLEYİN işte bu kadar basit.

Gelişmek istiyorsanız daha fazla yarış kazanmak istiyorsanız daha fazla dinleyin, eğer bu hafta antrenörünüz size ‘streamline’ (roket duruşu,kayma pozisyonu) kelimesini birden fazla tekrarladıysa, başınızı ellerinizin arasına alıp düşünmeye başlayın. Antrenörünüz size her uyarıda bulunduğunda bu bir şeyler öğrenmeniz için bir fırsattır. Antrenörünüz aynı şeyi birden fazla kez tekrarlıyorsa ki bu artık öğrenmenin azaldığı anlamına gelir bu da zaman kaybıdır…
Aynı şeyi tekrarlamak yerine antrenörünüz size yeni bir şeyler öğretebilirdi, yeni şeyler söyleyebilirdi; her hafta antrenörün 10-20-50-100 kere ‘streamline’ doğru yapılmasını hatırlattığını düşünün bu bir yıl içerisinde yüzlerce hatta binlerce yeni becerinin gelişimin fırsatının kaçtığı anlamına gelir ve bu yeni uyarılar mutlaka sizin performansınıza olumlu yönde etki edebilirdi !!!

3. SİZİ ZORLAMAK

Genelde sporcuyu zorlamanın, sürekli teşvik etmenin antrenörün işi olduğuna inanılır. Hayır bu antrenörün işi değildir. Bu yolda en sonunda gelinen nokta ‘eğer burada olmak istemiyorsan yüzme, yatağında kal, televizyon izle, keyif aldığın ve yapmaktan hoşlandığın bir şeyler yap.’
Eğer antrenörünün havuzda bir ileri bir geri seni gaza getirmek için sürekli takip etmesini bekliyorsan, çabalamaya başlamak için antrenörün seni hazırlamasını ve yine antrenmana başlamak için seni ikna etmesini bekliyorsan, antrenörünün bağırıp çağırarak havuz kenarında koşuşturup zıplayarak, hedefe ulaşmanı sağlayacağını sanıyorsan hem antrenörünün hem de kendi zamanını boşa harcıyorsun.
Antrenörler ilham verir cesaretlendirir ve evet zaman zaman en iyi performansınızı sergilemeniz için imkansız gibi görünen yüksek hedefler için sizleri hazırlayarak motivasyonunuzu ateşlemeye çalışırlar.Fakat antrenman yapmanız ve antrenmanda gerçekten çalışmanız için sizi zorlamamalıdırlar bu sizin sorumluluğunuzdur. Bunu sizin yerinize antrenörünüzün yapmaya çalışması aşırı bir çaba ve enerji alır bunun sonu yoktur. Bu kadar enerjiyi limitsizce hiçbir antrenör sonsuza dek harcayamaz, antrenörün enerjisini kullanması gereken bir çok sorumluluğu vardır !!!

4. MALZEMELERİNİZDEN SORUMLU OLMAK

Yüzme antrenörlüğü eğitimi için bir çok çalışma yapıyoruz genç antrenörlere verdiğim ilk ders ‘Ayak tahtalarını toplama’ dır. Antrenörünüz sizin veliniz değildir. (Yüzücüannesinin Notu: Laf aramızda bence bunlar velilerin bile işi değildir!) Paletlerinizi aramak, gözlüğünüzü toparlamak, su mataranızı doldurmak, poolbuoynuzu size getirmek antrenörün değil sizin işinizdir. Bu sizin ve yalnızca sizin sorumluluğunuzdur sizin zaman harcamanız gereken şeylerdir. Antrenör bu zamanı size yeni şeyler öğretmek için değerlendirmelidir.

5. SÜREKLİ NE KADAR HARİKA OLDUĞUNUZU SÖYLEMEK

Antrenörünüz size özgüveninizi geliştirmekte yardımcı olabilir bu doğru; fakat bu sizin düşündüğünüz şekilde değildir.

ÖZGÜVEN = İNANÇ x KANIT

İNANÇ : Kendinizi nasıl hissettiğiniz ve nerede gördüğünüzdür.
KANIT : Bütün çalışmalarınızı yapabileceğiniz en iyi şekilde yapmış olmanız ve bunun farkında olmanızdır.

Özgüven, mücadeleyle geçen zor zamanlara ve gerçekten iyi çalışılmış bir hazırlığa dayalı olan bir olgudur. Antrenörün size sürekli ‘harikasın, çok iyisin, inanılmazsın’ gibi şeyler söylemesine bağlı değildir. Eğer bu gibi güzel sözler duymaya ihtiyacın var ise yaptığın her tekrar, düzeltmeye çalıştığın her teknik bu sözleri duyman için bir fırsattır.

Eğer kendini nasıl hissettiğin tamamen antrenörün ağzından çıkacak olumlu ya da olumsuz sözlere bağlı ise, yüzme sporundan ne beklediğini ve birey olarak insan olarak kendine ne kadar değer verdiğin ve kendini nasıl hissettiğin hakkında tekrar düşünmelisin !!!

Yazar : Wayne GOLDSMITH
Çeviri : Volkan Özbilen
Bütün sporcu ve antrenörlere iyi antrenmanlar dilerim. Hedefimiz büyük olsun.

Yasin Atıl yazılarına ulaşmak için http://www.yasinatil.com/

Berna Çetin Kavili

Yüzücü Annesi

 

Reklamlar